Koku Sürünmenin Usulü Nasıldır? İyi Koku ve Kötü Koku

Koku Sürünmenin Usulü Nasıldır?

Koku Sürünmenin Usulü Nasıldır? İyi Koku ve Kötü Koku yazımızda koku sürünmenin adabı nasıldır, kokunun psikolojiye etkisi, anne ve bebek arasındaki koku bağlantısı, Osmanlı’da kokunun yeri, yemeklerde koku, iyi koku ve kötü kokunun etkisini yazdık.

Koku Sürünmenin Kendine Ait Bir Usulü, Adabı Var Mıdır?

Kokunun bir adabı, bir usulü vardır. Kokunun kalıcılığı, sürüldüğü yerlere bağlıdır. Mesela kol içleri, şakaklar ve göğüs kısmı, kokunun kalıcılığını artırmaktadır. Bu bölgeler kan damarlarının cilde en yakın olduğu yerler ve ısı bu bölgelerde daha yüksek olduğu için kalıcılık artıyor. Koku sürünmenin yanlış olan uygulamaları ise kokunun kalıcılığının ve özelliğinin değişmesine neden oluyor. Mesela kokunun kulak arkasına sürülmesi. Bu bölgelerde cilt daha fazla yağ ürettiği için kokunun değişmesine neden olmaktadır. Koku el bileklerine de sürülmemelidir. Çünkü bilekler, ovuşturulunca moleküllere zarar vermektedir. Bu şekilde kokunun niteliği bozulmaktadır. Kokuyu önce havaya sıkın daha sonra içinden geçin.

Kokunun İnsan Psikolojisi Üzerindeki Tesiri Nedir? Bu Bağlamda Koku Kültürü İçinde Parfüm

İlk önce şunu söylemek gerekir, biz 200 yıllık parfüm kozmetiğiyle koku kültürünü birbirine karıştırıyoruz. Bu ikisi aynı şey değildir. Kokunun, yani doğal yollarla elde edilen kokunun insan üzerindeki ve hayatımızdaki etkilerine baktığımızda parfümden çok farklı olduğunu görüyoruz.

Çamaşır suyu, petrol, benzin gibi kimyevi kokular beynimizin sol lobuna giderken, kendi kokularımız yani vücudumuzdan çıkan doğal kokular beynimizin sağ lobuna gitmektedir. Doğal olan bütün kokular duygusal zekayı doğrudan etkiler. Talamus’u etkileyen tek algı, koku algısıdır. Beynimizin orta yerinden yer almaktadır. Talamus, bizim mezar karanlığı dediğimiz zifiri karanlıkta ve bir de kokularla salgılanır.

Doğum Sonrası Kilolardan Kurtulma

Anne, Bebek ve Koku

Koku algısı, tat alma algısından sonra 4.-5. haftada anne karnında gelişir. Bebek dünyaya geldiği zaman göremez, konuşamaz, duyduklarını anlamlandıramaz. Yani ihtiyaçlarını giderecek birine muhtaç olarak doğar. Koku algısı ise böyle değildir. Bebeğin koku algısı, bütün evrelerini anne karnında tamamlayarak dünyaya gelir ve bir daha gelişmez.

Hazreti Allah (c.c.), her annenin plasenta sıvısının kokusunu farklı yaratmıştır. Plasenta, bebeğin anne karnında ihtiyaç duyduğu hemen her türlü kaynağı sağlayan yapıdır. Aynı koku annenin süt verdiği göğsünde bulunmaktadır. Bebek annesinden süt emmediği zaman, plasenta sıvısını alıp annenin göğsüne sürdüğünüz zaman emme refleksi otomatik olarak gelişir. Bu yapılmış tıbbi bir araştırmadır. Bebek, anne karnında bu kokuyu bildiği için oradan gıdanın geleceğini anlar. Kokunun gücü bu kadar büyüktür.

Yemek Yaparken İşinizi Kolaylaştıracak

Yemekte Koku

Yavaş Yiyin ve Çiğneyin

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), lokmayı iyice çiğnedikten sonra yutmayı tavsiye etmiştir. Neden böyle buyurmuşlardır? Mesela, et pişerken etin kokusunu aldığınız zaman, beyin midedeki enzimleri harekete geçirir. O koku alındığı andan itibaren midenin hazırlanması gerekir. Ağzımızda 365 tane akupunktur noktası bulunmaktadır. Bu noktalar beynimize sinyaller gönderir. Sonuçta bir protein de 400 molekülden oluşur. Bu moleküllerin beyne ulaşması gerekir. Bu süre ise 8 dakikadır.

Yemek Pişirirken Su İçilmez

Osmanlı arşivlerine baktığımızda yemek yaparken su içilmemesi gerektiği belirtilmektedir. Çünkü yemek pişerken meydana gelen koku, az önce de dediğimiz gibi midedeki enzim bezlerini harekete geçirir. Bu sırada su içerseniz, hazır olan enzimleri suyla birlikte atarsınız. Bu durum zamanla vücudun metabolizmasının bozulmasına neden olur.

Koku Duyusunun Etkisi-Çocuk kokusu

İnsan Koklamayı Unuttu mu?

Her insanın kokusu farklıdır. Bunun yanında öfkeli ve mutlu hallerimizde de başka kokarız. Neden kendimizi koklamıyoruz? Nasıl ki ağız kokumuz değiştiğinde ağız sağlığımızda bir problem olduğunu anlıyorsak, vücudumuzun kokusu değiştiğinde de vücudumuzda bir problem olduğunu bilmeliyiz.

Kediler dışkısını gömmeden evvel onun etrafında dolanarak koklar. Bir hastalığı var mı yok mu oradan, yani kokunun değişip değişmediğinden anlar. Ondan sonra gömer.

Günümüzde insanlar koklamayı unuttu. Sadece bebekler koklanıyor. Oysaki yaşlılar, onkoloji hastaları, insülin seviyesi farklı olanlar, başka başka kokar ve bu kokma ayaktan başlar. Ayaklar vücudumuzun en uç noktasıdır. Vücuda alınan bütün veri en son ayağa ulaşır. Bir kişinin ayağı kokmaya başladığı zaman karaciğerinde, böbreklerde iltihap başlamış olabilir.

Bazı Kokuların İyi veya Kötü Şeyleri Çağırdığına Dair örnekler Var. Biz Ona Süfliyat ve Ruhaniyat da Diyebiliriz. Kendine Güzel Hisleri Çağıran Kokularla Bir Ortam Oluşturmak İsteyen İnsan, Nereden Başlamalı?

Öncelikle insan kendi vücudundan başlamalı. Çünkü süfliyat, vücudu kötü kokanların, yıkanmayanların üzerine gelir. Biz yıkanmayı da unuttuk. Allah’ın kulu üzerindeki hakkıdır; yedi günde bir yıkanması, varsa güzel koku sürmesi. İbadete başlamadan evvel iyice temizlenmek icap ediyor.

Avrupa, vebadan nüfusunun yarısını sokaklarda bırakırken, beden temizliğine dikkat etmemiz, o illetle aramızda mesafe olmasını sağladı. İstanbul bir liman şehri olmasına rağmen veba virüsü bulaşmadı. O yüzden koku sürünmeden önce vücut temizliğinin yapılması gerekir. Hijyenden mütevellit, güzel kokmaya başladığınız zaman, ruh haliniz de değişmeye başlar.

Güzel koku melekleri celp eder. Güzel koku derken miskten, amberden, gülden bahsetmiyoruz. Yalan söylerken vücuttan çıkan kötü kokudan melekler üç mil, yani 9 kilometre uzaklaşır. Öfkenin, art niyetin, riyakarlığın da bir kokusu olduğunu unutmamalıyız.

Kokuyu Etkileyen Görünmeyen Detaylar Vardır

Düşünmekle dahi vücudun koku salgısı değişmektedir. Ayetü’l Kürsi‘yi okumaya niyet ettiğiniz andan itibaren vücudunuzdan 348 mhz çıkar. Bu yapılmış bir araştırmadır. Bir de dark amberinin kokusu 348 mhz’dir. Osmanlı arşivlerine baktığımızda, Ayetü’l Kürsi ile amber hep yan yana zikredilmiştir.

Osmanlı

Osmanlı’da Kokunun Yeri-Koku Sürünmenin Yeri

Güzel koku sürünmek İslamiyet’te sünnet olmasından dolayı Selçuklular, Beylikler ve de Osmanlılar zamanında önemli bir yere sahipti. Cuma Selamlığı’na gidilirken sürülen kokularla elçi kabullerinde sürülen kokular bambaşka idi. Osmanlı’da kokularla iletişim kuruluyordu. Buhurlar, gül suları, tarçınlı kurabiyeler, şerbetli tatlılardaki kakuleler, karanfiller… Bunlar hep vardı, kullanılıyordu. Kız görmeye gidildiğinde yanlarında zambak kokusu götürülürdü. Bu, kızınıza talibiz anlamına geliyordu. Şerbetler karanfille geliyorsa, buyurun gelin kızımızı isteyebilirsiniz. Şerbetler sade geliyorsa hiç kapıma gelmeyin, size verecek kızım yok demekti. Kokular toplumsal hayatın bir parçasıydı.

Koku Sürünmenin Usulü

Koku Sürünmenin Vakti Var mı?

Kokuyla direkt ruhsal bağlantı sağlanabildiği ve kokunun içimizdeki hormonlara tesiri olduğundan, ne olursa olsun sürülecek kokuyu tende denemek gerekir. Çünkü her insanın teninin aroması vardır. Her ten farklı farklı kokar. Başkasının üzerinde hoşunuza giden bir koku, sizin üzerinizde o şekilde kokmayabilir. Parfümün içine alkol koyduklarından dolayı kokusu uçucudur. Dolayısıyla insan üzerindeki tesiri doğal kokuların ki gibi olmaz.

Sabah Kalkar Kalmaz Koku Sürünmeyin

Sabah 7-9 saatleri arası koku sürünmek tavsiye edilmemektedir. Çünkü uyurken bütün algılarımız kapanır. Kapanmaya tek his ise kokudur. Bütün gece çalışır. Uyandığınızda, gözler açılıp kulaklar duymaya başladığı zaman, koku algısının dinlenmesi gerekiyor. Siz sabahları uyanır uyanmaz bir şişe parfümü üzerinize boca ederseniz, gün boyunca kendinize eziyet etmiş olursunuz.

Mekke ve Kabe

İyi Koku Yarar, Kötü Koku Zarar Getirir

Her insan yaşadığı yerde bir koku bırakır. Bunun yanında boşanmaların, kavgaların, ölümlerin ve bunun gibi nice tatsız hikayelerin buralara bıraktığı kokular da vardır. Tarihte sapkın kavimlerin yaşadığı yerlere gidildiğinde buradaki kokular her ne kadar farkında olunmasa da bilinçaltına mesaj verir. Tarihi hikayelerini bilmediğiniz, kötülüğün yaşandığı harabelere girip buradaki kokuyu tecrübe etmenizin, vücudunuza hiçbir faydası yoktur. Bütün hücreleriniz o kokuyla oradan data çeker. Ve size 4-4,5 yıllık bir stresin hücre bozukluğunu verir. Bu da sizin kötülüğünüze olur.

Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Eyüp Sultan gibi manevi mekanlara ve ziyaret mahallerine gitmek size pozitif bir enerji verecektir. Bu pozitif enerji vücudunuzda, 10 yıllık hücre yenilenmesini sağlayacaktır.

Yedikapı Zindanlar’ına gittiğinizde ise Genç Osman’ın şehit edildiği yerin kokusunu ruhunuza alırsınız. Yere dökülen kanın, bırakılan duyguların kokusu burada vardır. Bu tür kokuları teneffüs etmek, insana zarardan başka bir şey vermez.

Kokuyla zamanda yolculuk mümkün ama bilinçli olmak çok önemlidir. Çünkü hücreler üzerinde en güçlü hükmeden şey koku algısıdır.

Koku Sürünmenin Usulü Nasıldır? İyi Koku ve Kötü Koku-Bihter Türkan Ergül Sohbeti-İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.