İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dünyadaki Her 10 Kişiden 9’u Kirli Havayı Solumak Zorunda Kalıyor

Dünyadaki Her 10 Kişiden 9’u Kirli Havayı Solumak Zorunda Kalıyor yazımızda milyarlarca yıldır insanlara ve diğer canlılara ev sahipliği yapan dünyanın kirlenen havasının oluşturduğu tehlikeyi yazdık.

Hava Kirliliğinin Ölümlere ve Erken Doğumlara Etkisi-Kirli Havayı Solumak

Dünyanın pek çok yerinde artık hava nefes alınamayacak kadar kirli duruma geldi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her 10 kişiden 9’u yüksek derecede kirli hava soluyor. Dünyanın bu aşırı kirliliği nedeniyle her yıl milyonlarca kişi hayatını kaybediyor. Elverişsiz hava koşulları, küresel ölçekte 7 milyon prematüre doğumdan sorumludur. Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa’da 400-500 bin prematüre doğumun olduğunu tahmin ediyor. Hava kirliliği erken doğumlara da etki etmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerinde; iç mekanlardaki ya da dışarıdaki hava kirliliği nedeniyle her yıl 7 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Kirli havadaki parçacıkların akciğer ve dolaşım sistemine girerek insanlarda felç, kalp rahatsızlıkları, akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve zatürre de dahil solunum sistemi enfeksiyonlarına neden olmaktadır.

Hava Kalitesini Ölçmek İçin Uydular Kullanılıyor

Bilim insanları havanın nerede ve nasıl kirlendiğini tespit etmek için uydulardan yardım alıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Dünya gözlem uydularıyla atmosferi ve havadaki ölümcül parçacıkları ölçüyor. Bunlardan biri olan Sentinel 5-P uydusu 2017 yılında uzaya fırlatıldı. Hava kalitesi ve hava tahmini için kullanılmaktadır. ESA’nın diğer uyduları okyanuslar, kara parçaları ve buzulları gözlemlerken; Sentinel 5-P uydusu atmosferin kimyasal yapısını, özellikle kirlilik, iklim değişiklikliği ve ozon katmanlarını inceliyor. Uydulardan üretilen eş zamanlı veriler ve sonuçlar yeryüzünde iki istasyona gönderilmektedir. Bu istasyonlar Norveç ve Kanada’da bulunmaktadır. Veri ulaşımı 3 saat kadar sürmektedir.

Dünyadaki Her 10 Kişiden 9’u Kirli Havayı Solumak Zorunda Kalıyor-Kaynak: DW.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir