İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Z Kuşağının Ebeveynleriyle Olan Durumu

Z Kuşağının Ebeveynleriyle Olan Durumu yazımızda Prens ve prenses anneleri ile sultan ve şehzade babaları sayesinde günümüzde artık öğrencilerden fazla bir şey öğrenmesi beklenilmiyor. Çocuklardan beklenen şeyler, kendilerini iyi hissetmeleri, mutlu ve huzurlu olmaları…

Çocuklarına istisnasız her şeyi altın tepside sunan ebeveynler, onların en ufak bir sarsıntıda savrulup yıkıldıklarını görünce hayretlerini gizleyemiyorlar. Ebeveynlerin en büyük hatası çocuklarını hayatın gerçekliğinden ve ciddiyetinden uzak yetiştirmeleri oluyor.

sinema-cocuklar1

Hiçbir Sorunla Karşılaşmayan Z Kuşağı

Günümüzde anne ve babalar çocuklarının her derdine koşuyorlar. Kapıyı açmak için uğraşan bir çocuk gördüklerinde hemen kapıyı açan, masanın üzerindeki oyuncağa ulaşmak için uğraşan çocuğa hemen oyuncağı uzatan, ayakkabısını giymek isteyen çocuğa geç kalmamak için hızlıca yardımcı olan ebeveynler çokça bulunmaktadır. Burada bilinçli bir art niyet yok. Geleneksel kodlarımızda, insanlara yardımcı olmak bulunmaktadır. Perdenin diğer tarafından bakıldığında ise çocuğun bireyselleşmesine ambargo vurulduğu ve bağımlı kişiler haline getirildiği görülmektedir. Her işleri halledilen, hiçbir sorunla karşılaşmayan çocukların, problem çözme becerileri de gelişmeyecektir. Hayatında kurtarıcısı olan çocuğun bu şekilde bir yeterliliğe ihtiyacı yoktur.

Bu durum bin bir renkli çiçeklerle sarılı bir kapının önünde durup o kapıyı birinin açmasını beklemek gibidir. Kişi o kapıyı açacak yeterlilikte değilse önünde durup; “Ben, bu kadar güzel bir kapının önünde durmaya layığım.” saygınlığıyla muhtaciyetini bastıracaktır. Bu minvalde biraz klasisizm koksa da şunu ifade etmek gerekir ki çocuklara balık vermek yerine, balık tutmayı öğretmek onların bireyselleşmesine ve öz yeterliliklerine katlı sağlamak için önemli bir yaklaşım olacaktır. Z kuşağının birey olmadaki en büyük engelleri en sevdiği kişiler oluyor maalesef.

cocuklarda-ogrenme-guclugu

Eksikliğin Başarı Getirmesi

Çocukların başarıları karşısında sahici olmayan, gerçeklikten uzak mesajlar pompalanıyorsa orada yanlış giden bir şeyler var demektir. Sürekli, “Sen her şeyi yapabilirsin, istediğini başarabilirsin!” iltifatına maruz kalan çocuklar, mükemmeliyetin verdiği özgüvenle kendilerini geliştirmekten uzak duracaktır. Günümüzün anne ve babaları, çocuklarına ikram ettikleri pamuk helva ile özsaygının ve özgüvenin suyunu nasıl çıkardıklarının farkında değiller. Bu anlayışın devam etmesiyle birlikte artık öğrencilerden hiçbir şey öğrenmesini beklememek, onlardan sadece kendilerini iyi hissetmelerini beklemek daha doğru olacaktır. Eksik olmak kişinin kazanması gereken yeterlilikleri bulmak için harekete geçirici bir güçtür. Eksikliği çekilen şey aranır. Eksik olmanın başarısı, kayıp parçaları bulmaktaki yolculuktan geçer.

sosyal-medya-cocuk-fotograflari

Sahte Kimlik

İnsanoğlu fıtratı gereği değerli olduğunu hissetmeye mahkumdur. Özellikle ergenlik çağındaki insanoğlunun anlaşılması gereken sorunları ve karşılanması gereken ihtiyaçları ailesi tarafından karşılanmadığında, bu değersizlikle başa çıkma ihtiyacı hissetmeye başlar. Anne ve babasını değiştiremediği için başka ortamda seçemiyor. Değersizlik duygusu insanın aklına iyice yapışır. Bununla başa çıkabilmek için insanoğlu farklı yollar denemeye başlar. Kendisine acı veren bu duyguyla başa çıkabilmek için ruhunu değiştirmeye çalışır. Kişi kendisini, “Ben, ben olarak değerli değilsem o zaman başka biri gibi görüneyim.” düşüncesiyle sahte sosyal medya hesaplarında varlığını ve değerini sürdürür. Bu şekilde çocuklar aldıkları beğeni sayılarıyla mutlu olurlar. Sahte bir benlik oluşturan çocuklar bu yapıyı ayakta tutmak için kendilerini zorunlu hissederler.

Olağanüstü güçlere sahip karakterlerin yer aldığı çizgi film veya oyunlarda çocukların güçlülük konusunda hataya düşmelerine neden oluyor. Bu kahramanlar çocuğun hayal dünyasını zenginleştirdiği gibi gerçeklikten uzaklaşıp değerli ve güçlü hissetmek için sığınılası bir ütopya haline gelebiliyor.

anne-baba

Ebeveyn Davranışının Çocuğu Kötü Yönde Etkilemesi

Ebeveynler, çocuklarını değerli hissettirmek için pek çok yola başvururlar. Çocuklara hitap şekilleri bunlardan biridir. Prensesim, paşam gibi sıfatlarla çocukları sevme, onların dünyaya bakış açısında önemli değişikliğe yol açacaktır. Dış dünyada ise kimse bu şekilde onlara yaklaşmayacaktır. Çabuk demoralize olan bu çocuklarda, hep birinci olmak isteyip de başarısızlığa tahammülü olmayan insanlara dönüşebilmeleri mümkündür. Anne ve babaların bu durumda çocuklarını başarısızlıklara hazırlamaları, onların sosyal becerilerini arttıracaktır.

Çocukların Kendine Güvenlerini Arttırma Yolları-Ebeveynler İçin Tavsiyeler

  • Çocuğunuzun yapabileceği ya da uğraşırsa başarılı olabileceği alanlara müdahale etmeyin. Çocuğun 3,5 yaşında kaba motor becerileri kısmet tamamlanmış olur. Ayakkabı giymek, yemek yemek, montunun fermuarını kapatmak gibi konularda çocuğunuza güvenebilirsiniz.
  • Çocuğunuzun ilgi alanları neyse o yönde derinlemesine çalışmasına ve yeterlilik kazanmasına yardımcı olun.
  • Çocukların sergiledikleri performans sonrası onlar cesaretlendirici geri bildirimlerde bulunun.
  • Başarılı olmanın değil, elinden geleni yapıp çaba göstermenin önemli olduğunu onlara hissettirin.
  • Çocuğunuz hakkında gerçekçi beklentilere sahip olun.
  • Kendi yeterliliklerini arttıran, yüksek motivasyonu hissettiren bir model olun.
  • Evde yapacağınız değişikliklerde çocuğunuzun fikrini alıp uygulamaya çalışın.
  • Çabası sonucunda başarılı olan kişilerin hayatıyla ilgili biyografi belgeselleri izletin ya da okuyun.
  • Zekayı değil, çabayı ön planda tutun.

Z Kuşağının Ebeveynleriyle Olan Durumu-İnsan ve Hayat Dergisinden yardım alınmıştır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir