Türkiye’de Teknik Direktör Olmak

Türkiye’de Teknik Direktör Olmak yazımızda ülkemizde Türk teknik direktör olmanın zorluğunu, yabancı teknik direktörlerin haklarını korumasını, Türk futbolunun en büyük sorununun yöneticiler olmasını ve Türk teknik direktörlerin haklarının yenmesini yazdık.

Türkiye’de Teknik Direktör Olmanın Zorluğu

Türkiye’de Türk teknik direktör olmak, yabancı teknik direktör olmaktan çok daha zordur. Yabancı teknik direktörler geliyorlar ve işlerini yaptıktan sonra başka ülkelere gidiyorlar. Yabancı teknik direktörler UEFA ile çalıştığı için futbol kulübü yöneticileri yabancılara söz geçirememektedir. Sözleşmeleri çok ciddi yapılmaktadır. Türk teknik direktörler ise ülkesinde kaldığı için takımlarla aralarında ciddi bağlar oluşmaktadır. Teknik direktörlere karşı yoğun bir beklenti ve eleştiri yapılmaktadır. Özellikle Süper Lig teknik direktörleri aldıkları paraların yüksek olması ve tecrübelerinin fazla olması neticesinde ciddi baskılara maruz kalmaktadır. Birkaç maç futbol liginde yenilgi alan takımda ilk sorumlu teknik direktör gösterilmektedir.

Ülkemizde teknik direktör olmak çok güzel bir duygu olmasının yanında çok da zordur. Yalancı, yalaka ve sahtekarlar takımların içinde çokça bulunmaktadır. Bu tür insanlarda teknik direktörleri gözüne kestirmektedir. En ufak bir sorunda teknik direktör ilk kurban olarak seçilmektedir. Yılmaz Vural gibi iyi bir teknik direktörün çok fazla takım çalıştırılması ve başarılı olduğu takımlardan gönderilmesi de bunu açıklamaktadır. Aynı şekilde Hikmet Karaman’ında hakkını alamaması.

Yılmaz Vural-Göztepe
Yılmaz Vural

Futbol Kulübü Başkanlarının Her Şeye Karışması

Türk futbolunun en büyük sorunu yöneticilerdir. Türk futbolunun sevk ve idaresi konusunda ciddi hatalar yapılmaktadır. Yöneticiler kendisine göre oyuncuları değiştirmektedir, kadro dışı oyuncuları kendi seçebilmektedir. Kulüp başkanları takımın soyunma odasına girip takımı azarlayabilmektedir. Kulüp başkanı kulübü yönetmelidir, takımı teknik direktörlerin yönetmesine izin vermelidir. Kulüp başkanları yönetimle, takım yönetimini ayırmak zorundadır. 20 yıl öncesinin kulüp yönetimleri artık kalmamıştır. Futbol takımının başına getirilen teknik direktör takımı çalıştırıp maçlara hazırlayacaktır. Oyuncu alımını ve bütçeyi ise başkan ve ekibi toparlayacaktır. Bu işleyişin bozulması takımların önündeki en büyük engel olarak hala durmaktadır. Kulüp başkanlarının bir şirket yönetir gibi kulübünü yönetmesi ve uzman olduğu alanlarla ilgilenmesi kulübün başarılı olmasını sağlayacaktır.

Bazı yöneticiler, anlaşmasına son verildiği teknik direktörüne karalama kampanyası bile düzenlemektedir. O kadar emeği geçen teknik direktörlerinin kulüple ilişiği kalmadığı zaman, arkasından yalan haberler çıkartarak, onun başka takımlara gitmesine engel olmaya çalışmaktadır. Adaletin ve hakkın bu zamanlarda hiç kalmadığı ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de teknik direktör halkın önüne atılmaması gerekir. Onlarında hatası olabilir, fakat bunu yapmaya hakları yoktur. Türk teknik direktörlerinin işine son verildiği zaman, haklarını almakta ciddi zorluklar yaşamaktadır. Son yıllarda Futbol Federasyonu, Türk teknik direktörlerin haklarını daha fazla savunmaktadır, fakat yinede ortada olan haksızlık devam etmektedir. Teknik direktörlere yapılan yoğun eleştiri ve beklentinin fazla olması, kimi zaman başarıyı olumsuz etkilemektedir.

(Görüntüleme: Toplam 3, Bugün 1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir