İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sevme Sanatı-Kişisel Gelişim

Sevme Sanatı-Kişisel Gelişim

1. BÖLÜM

Korku, ardında öfke nefret kıskançlık ve ikiyüzlülük getirir. Korkuyu yok etmek için de özgüvenin ve özdeğerin yüksek olması gerekir. En çok öfkelenen kişilerin, korkan ve en çok yarı yanmış insanlar olduğunu unutma ve o kişilere öyle davranılmalıdır.
İnsanlar dış dünyadan korkmaya başladığında da iç dünyaya çekilir ve muhakeme yapmaya başlarlar. Genellikle bu insanlar muhakeme yapamaz ve iç bunalıma düşerler bu yüzden o insanları düştüğü çukurdan çıkarılmalıdır.
Bir kişiye öfkelenmenin temel sebeplerinden biriside o kişiye darılmaktır.
Bedenimizin bir yerinde acı varsa onu tamir etmemizin sinyali sinir, ruhumuzda bir sıkıntı varsa onun ki ise korkudur. Uyarıcılar: Bedende acı, ruhsal bedende korkudur.

Sen nasıl bir ruh halinde isen karşına da genellikle öyle birisi çıkar. Yani insanlar neye gereksinimi varsa onu kendine çekerler. Ör: Acı çekmek isteyen kişi karşısına da acı verecek birisini bulur.
Mutluluğu kişilere bağlamamak gerekir, çünkü: Bu hem bizi güçsüz kılacak hemde karşı taraf üzerinde baskı kuracaktır. Günümüz ilişkilerinde bir taraf baskın diğer taraf ise boyun eğendir. Bu ilişki: Uyuşturucu satıcısı ile alıcısı arasındaki ilişkiye benzer. Güçlü taraf olan yani sevgiyi veren taraf satıcı alan taraf ise alıcı olur. Doğru ilişki değilse satıcı olan taraf sevginin dozunu azaltıp çoğaltarak, alıcı tarafı üzebilir.
Sağlıklı bir ilişkide her iki tarafında yalnızken kendisiyle mutlu olması şarttır, aksi taktirde birbirlerine bağımlı olmak durumunda kalırlar ve ego savaşına tutuşabilirler.

Kişiler birbirlerinin işine kesin suretle karışmamalıdır. Şöyle olabilir, Eşi olan kişinin çok ama çok ihtiyacı olduğu zaman yardıma gidilmelidir.

Düzenli bir ilişkide ve genellikle insanlar birbirine saygı duyup birbirlerinin işlerine karışmaz ve boş kuruntu, kıskançlık yapmazlar.

Şunu da unutmamak gerekir ki, sevdiğimiz insanlarla rol yapma ya da bir güç kavgası, iktidar olma gibi çabalara girmeyiz.

lego-evi-torene-katilanlar

2. BÖLÜM

İlişkide herkes şahsına düşen sorumlulukları almalı ve diğer insana sorumlulukların yüzünü bırakmamalıdır. Bu yüzden ilk başta kendimizi tanımalıyız sonra beklentilerimiz üzerine bir eş adayı bulmalıyız.
Not: Sürekli yemek yiyen veya alkol alan kişiler genellikle iç sesiyle muhakeme yapmaktan korkan insanlardır.

Kendini değiştirdiğin ve geliştirdiğin ayrıca iç huzura ulaştığın anda karşına da öyle birisi gelecektir.

Çok yaralanmış insanlar bir zaman sonra acılardan zevk almaya başlar ve bu acıları başkalarına da lanse etmekten çok daha fazla zevk almaya başlarlar.
Söz: Gerçeğin hiçbir desteğe ve kanıta ihtiyacı yoktur fakat yalanının desteğe kanadı ihtiyacı vardır. Unutma seni üzen birisine kin duyman veya onu affetmen onun umurunda değil o yüzden kendin için affet. Bu, öfke ve kin zehrini içip seni kıran kişinin zehirlenerek ölmesini beklemek kadar saçmadır.

Bağıran, küfür eden ve aşağılayan insanların dediklerini umursama çünkü: onlar kendi içindeki kendilerine duydukları öfkeyi dışarıya akıtırlar. İç savaşlarını ve kendilerini ne gibi gördüklerini size lanse edip rahatlamaya çalışırlar. Siz kendinizi bildiğiniz taktirde sizi kimse üzemez.
Not: Unutma! Her şey inançla başlar. Sen kendini nasıl görüyorsan insanlarda seni öyle görür. Çünkü beynin insanların seni, sen nasıl görüyorsan beyninde diğer insanların seni, senin gördüğün gibi görmesini sağlar. Bedeninle ruhunun paralel gittiğini unutma, ruhun güçlüyse dik yürümeye başlarsın, değilse güçsüzlük formuna tekrardan dönersin. Ruh ve beden birbirlerinin eşidir.

Sevme Sanatı-Kişisel Gelişim.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir