Sanal Aleme Karşı Koruyucu Ebeveynlik

sanal-aleme-karsi-aile-korumasi

Sanal Aleme Karşı Koruyucu Ebeveynlik yazımızda çocukların teknoloji ile büyümesinin oluşturduğu olumsuz durumlar, ergenlerin sürekli olarak eğlenme isteği, ergenlerin tahammülsüzlüklerinin artması, ailelerin internet ortamını çocukları kadar iyi bilmesinin önemi ve küçük şeylerden mutlu olma düşüncesinin çocuklara kazandırılmasının önemini yazdık.

Çocuklar Dokunmatik Ekran İle Büyüyor

Çocuklar küçük yaşlardan itibaren dokunmatik ekranlarla oynayarak teknoloji dünyasına adım atıyor. Küçük yaşlarda oyunlarla, çizgi filmlerle, komik videolarla vakit geçiren çocuklar, ergenlikle birlikte faaliyetleri değişiyor. Sanal dünyadaki meşguliyetleri de aileleri endişelendirmektedir. Ergenlik çağındaki genç, gerçek hayatta yapamadığı birçok şeyi sanal dünyada yapma şansı yakalıyor. Öyle ki hiç tanımadığı kişiyle konuşmak, onlara kişisel bilgilerini vermek gibi hatalar yapabilmektedirler. Bazı gençler internet üzerinden tanıştığı kişilerle bir araya gelerek farklı yaşam tarzına geçebilmektedir. Bu durum ailesi tarafından bilinmemektedir. Gençlerin iyi niyetli mi, yoksa kötü niyetli mi arkadaşlar edindiği bilinmiyor.

cep-telefonu-zarari

Ergenlerin Amacı Sürekli Eğlenmek

Ergenler yaşıtlarıyla bir araya gelme arzusunu sosyal medyayla tatmin etmektedir. Arkadaşları çok fazla olan bu ergenlerin yanlarında ise çok fazla arkadaşı yoktur. Hisler sadece durum güncellemeleriyle ifade edilmektedir. Ergenler kendilerini hayali profillerle takdim edebilmektedir. Pek çok faaliyet ergenler için eğlenme amacı taşımaktadır. Eğlenemedikleri zaman işlerden kaçma eğilimleri çok fazladır. Ergenler için hayatın tadını çıkarma en önde gelebilmektedir. Hayatın tadını çıkardıktan sonra geriye ne kalacak?

sosyal-medya-cocuk-fotograflari

Ergenlerde Artan Tahammülsüzlük

Ergenlerde merak duygusu, risk alma cesareti, yeni şeyler deneme arzusu ve otoriteye karşı çıkma isteği bulunmaktadır. Fakat bunların yanında tatminsizlik, aceleci davranma, tecrübe eksikliği ve doğru karar verememe gibi özellikler, onları sanal dünyada karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı korumasız bırakmaktadır. Günümüz ergenlerinin tatminsizlikleri, kararsızlıkları ve hızlı tüketme alışkanlıkları çok fazla imkana sahip olmalarından kaynaklıdır. Çocukların aileleri kendi zamanlarında elektrik kesildiğinde eksikliğini hissetmezdi, fakat şimdiki çocuklar internet bağlantıları gittiğinde neredeyse depresyona girmektedir. Ergenlerde tahammülsüzlük boyutu ciddi oranda artmıştır.

ergenlik-doneminde-destek

Ebeveynler İnternet Ortamını İyi Bilmeli

Ebeveynler çocuklarının bulunduğu kuşağı iyi tanımalıdırlar. Hz. Ali(r.a.) “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin”demiştir. Ailelerin şimdiki internet çağı hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Doğru ebeveynlik teknolojiyi doğru kullanmakla ilgilidir. Ebeveynler çocuğunu internette ne gibi tehlikeler beklediğinin farkında olmalı, çocuğun kumar/bahis sitelerine girme riski ne kadardır?, internet bağımlılığının belirtileri nedir?, profesyonel yardım için kime başvurulmalı? gibi soruların cevabını bilmelidir. Teknoloji konusunda bilgi ve birikimi olan aileler çocuklarına yardımcı olabilirler. Çocuk yazılı ve görüntülü hiçbir şahsi bilgisini internet üzerinden paylaşmaması gerektiğini ailesinden öğrenmelidir. Teknolojik cihazların yasaklanması bu aletlerin cazibesini arttırabilecektir. Bunun yerine günlük kullanımlarda kısıtlamalara gitmek daha doğru olacaktır. Güvenli internet uygulamaları kullanarak internetinizi güvenli hale getirebilirsiniz. Aileler çocuklarına internette yalan yanlış bilgilerin olabileceğini, kötü niyetli insanların olabileceğini, şiddet ve müstehcenlik ihtiva eden sitelerin nede sakıncalı olduğunu öğretmelidir.

mutluluk-kavrami-ne

Küçük Şeylerden Mutlu Olma

Yapılan araştırmalara göre, sürekli sınavlara hazırlanan çocukların internette daha fazla zaman geçirdiği ve şiddete daha fazla eğilimli oldukları gözlenmiştir. Bozulan aile ilişkileri de çocukların internete yönelmesine veya farklı şiddet içerikli durumlara yönelmesine neden olmaktadır. Ergenlerin asıl istediği kendilerine değer verilmesi ve zaman ayrılmasıdır. “Bakamayacaksanız çocuk yapmayın” sözü bu gibi durumlar devreye girmektedir. Ailenin çocuğuna öğretebileceği en güzel mutluluk duygusu ise küçük şeylerden mutlu olmadır. Çocuklar dertlerini ve düşüncelerini paylaşabilecek birisini evde bulabiliyorsa, aileler çocuklarını spor ve sanat faaliyetlerine katılmaya teşvik ediyorsa, evde bolca kitap varsa, yemekler aile ile yeniyorsa, beslenmede helal gıda ön plandaysa, gelişimde ahlak öndeyse, eğitimde öncelik dini eğitim ise işler yolunda demektir.

Sanal Aleme Karşı Koruyucu Ebeveynlik-İnsan ve Hayat dergisinden yardım alınmıştır.