İçeriğe geç
Anasayfa » Sağlık » Pancardan Şeker Elde Edilmesi ve NBŞ Üretimi

Pancardan Şeker Elde Edilmesi ve NBŞ Üretimi

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu

Pancardan Şeker Elde Edilmesi ve NBŞ Üretimi yazımızda pancardan şeker elde edilme işleminin aşamalarını, Glukoz-Fruktoz Şurubunun tehlikesini, NBŞ tatlandırıcılarının tehlikesini ve Fruktoz’un şişmanlamaya etkisini yazdık.

Pancardan Şeker Elde Edilme İşlemi

Pancardan şeker elde edilmesinde öncelikle meydan işleri ve pancarın işlemeye alınması yapılır. Daha sonra fabrika işlemleri, pancarın kıyılması, difüzyon işlemi, şerbetin arıtılması, berrak şerbetin koyulaştırılması ve rafineri pişirilme işlemi uygulanmaktadır. Şerbetin arıtımı sırasında kireçlemeler, karbonatlamalar ve filtrasyon yapılır. Normal toz şekerlerde kireçlenme aşamasından kaynaklı söndürülmüş kirece karşı hassasiyeti olan kişilerde metabolik problemlere neden olabilmektedir. Tüm bu işlemler göz önüne alındığında evlerde kullanılan toz şekeri ne oranda tüketmeliyiz tartışma konusudur.

Beyaz Şekerin Zararları

Glukoz-Fruktoz Şurubu

Normal toz şekerin yanı sıra günümüzde yeni bir tehlike çokça kullanılmaktadır. Halk arasında glukoz-fruktoz şurubu olarak bilinen “modifiye edilmiş nişasta bazlı şeker” olan NBŞ’de tehlike arz etmektedir. NBŞ, yeni bir tatlandırma materyalidir. Gıda üretim endüstrisinden oldukça fazla kullanılmaktadır. NBŞ, 20 kiloluk tenekeler içinde jel kıvamında ve yarı mamul olarak satılmaktadır. NBŞ her sektör ve ürün için özelleştirilebilmektedir. Fiyatı ucuz olduğu için tatlandırıcı olarak çok fazla kullanılmaktadır. Tatlı diye tabir edilen ürünler, paketli ürünler, içecekler, unlu mamuller de kullanılmaktadır. Daha bir çok kullanım yeri bulunmaktadır. Özellikle çocuklar çok fazla NBŞ’li ürüne maruz kalmaktadır. NBŞ’li ürünlerin GDO’lu ürünlerden daha fazla tehlikesi bulunmaktadır. Tehlikeli olmasındaki neden NBŞ şekerlerden elde edilen şurupların, normaldekinden çok daha fazla fruktoz içermesidir.

Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu

Fruktoz’un İnsülin Salgılatmaması

İnsan bedeni hayati faaliyetleri için glikoz kullanmaktadır. Gıdalarla alınan glikozun metabolize edilebilmesi için insülin gereklidir. Glikoz bağırsaktan emildikten hemen sonra karaciğere varmadan reseptörleri uyararak insülin salgılanmasına neden olur. İnsülin ile birlikte tokluk hormonu olan leptin’de salgılanır. Böylece kişi tokluk hissettiği için yemeye ara verir. Fruktoz ise insülin salgılatmaz. Bu nedenle de leptin hormonu da salgılanmaz. Bu yüzden kişide tokluk hissi gelişmez ve şişmanlığa neden olur. Yedikçe doymaz ve kendisini sınırlayamaz.

Kronik hastalıkların oluşumunda aşırı kiloların büyük etkisi bulunmaktadır. Kalp-damar hastalıkları, bazı kanserler şişman hastalarda daha fazla görülmektedir. Meyve veya baldan alınmayan her şekerin kimyasal olduğunu, kullanırken miktarına ve sıklığına dikkat etmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Şekerin tatlı zehir olduğunu unutmadan kullanmalıyız.

İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir