İlaçlar Hakkında Çalışma

İlaçlar Hakkında Tarih Kitaplarında Neler Yazıyor?

İlaçlar Hakkında Tarih Kitaplarında Neler Yazıyor?

İlaçlar, bitki, hayvan ve başka biyolojik ürünlerden, inorganik ve organik bileşikler ile elementlerden elde edilirler. Bitkilerden elde edilen alkaloitler ilk saf ilaçlardır; bunlardan bazıları kinin, nikotin, atropin ve morfindir.

Dedelerimiz, ninelerimiz, bitkileri kaynatarak suyunu çıkarırlar ya da bitkilerin kendilerini kullanarak ilaç yaparlardı. Ama günümüzde ilaç sektörü bambaşka bir boyut kazandı. İlaçların geçmişi şifacılığa, bitkisel ve doğal yöntemlere dayanmaktadır. İlaçlar hakkında tarih kitaplarının neler yazdığına bakalım.

Bilinçsiz İlaç ve Antibiyotik Alımı

İlaçlar Hakkında Çivi Yazısıyla İlk İzler

İlaçlara dair bilinen ilk kayıt, Sümerlere aittir. M.Ö. 3000 yılına tarihlenmiştir. Adı bilinmeyen bir hekim tarafından 16 cm uzunluğunda, 9.5 cm genişliğinde bir çamur tablete çivi yazısı ile yazılmıştır. Tarih kayıtlarında ilk öne çıkan isim, bitkilerle şifa bulma arayışında olan Bergamalı Galenos‘dur. M.S. 130-200 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Galenos, tıbbi müstahzar isimli ilaçlar hazırlıyordu. M.Ö.2. ve 1. yüzyıllarda yaşayan İskenderiyeli simya bilginleri, birçok ilacı hazırlamayı biliyordu. Günümüzde tıptaki değerini koruyan bakır sülfatı ilaç olarak kullanıyorlardı.

Mısır’ın Doğal İlaçları

Eski Mısırlılar, kabızlıkta hintyağı, sindirim güçlüğünde karaman kimyonu ve nane kullanıyordu. İlaçlar mineral, bitkisel ve hayvansal olmak üzere 3 ana maddeden yapılıyordu. En çok kullanılan bitkiler ise bal, soğan ve sarımsaktı. Özellikle kulak rahatsızlıklarının tedavisi için farklı birçok ilaç ve yöntem geliştirmişlerdi.

İslam Alimlerinin Katkılarıyla Günümüzün Temelleri Atıldı

Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra, Ortaçağ Avrupa’sında tıp gerilemeye başlamıştı. Bu sırada Müslüman alimler tıp ve ilaç noktasında tecrübe sahibi olmuşlardı. Eski ile kendi gözlemlerini birleştirerek yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri geliştirmişlerdi. Batı Avrupa’ya 8. yüzyılda İspanya’daki Emevilerle gelen Müslümanların tıbbi bilgileri, yüzyıllar boyunca ilaç tedavisine temel oluşturan ilkelere kaynaklık etmişti. Ortaçağ’da tıp uygulamalarının temelini, Müslümanların tıp geleneği oluşturuyordu. Alman hekim Paracelsus (1493-1541) bu geleneği bozdu ve simya bilgisine dayanarak çeşitli metaller içeren ilaçlar hazırlamaya başladı.

İlaçlar Yaygınlaşıp, Gelenekler Terk Edilmeye Başlandı

16. yüzyılda ilaç üretimi ve kullanımı hızla yaygınlaştı. Bilinen ilk farmakope (ilaçların dozları, kullanımları ve formüllerini gösteren kitap) 1546’da Nürnberg’de yayınlandı. 1617’de Londra’da Eczacılar Derneği kuruldu. 17. ve 18. yüzyıllarda, hekimler geleneksel tıp uygulamalarından hızla uzaklaştılar. Yeni ilaçların bulunması ve etkilerinin incelenmesinde deneye dayanan araştırmalar önem kazanmaya başladı.

Kolesterol İlaçları

İlaçlar Hakkında Osmanlı’daki Durum

İlaçların ve eczacılığın gelişmesine, 9. yüzyıldan itibaren İslam alimleri öncülük etmişti. Osmanlı Devleti de 14. yüzyıldan itibaren İslam dünyasındaki bu gelişmelere sahip çıktı. Fakat bu bilgilerin, yeni gelişmelere adaptasyonu hususunda geliştirilmesi hususunda yavaş kaldı.

Osmanlı’da ilk modern eczane, İstanbul’da 1757 yılında, İki Kapılı Eczahane adıyla açıldı. 1880 yılına kadar açılan her eczane, gayri Müslimlere aitti. Osmanlı’da eczacılığa dair ilk nizamname, 1861 yılında “Belediye İspençiyarlık Sanatının İcrasına Dair Nizamname” adı ile uygulanmaya başladı. Bu nizamname ile eczacılığın belirli bir düzen içerisinde icra edilmesi gerektiği belirtildi.

1800’lerin sonunda, Sultan Abdülhamid Han, Pasteur’a çiçek aşısı için yardım etmiştir ve Bakteriyolojihane-i Şahane gibi araştırma merkezlerini kurmuştur.

Deneylerle İlaç Üretimi

18. yüzyılda araştırmacılar, kafur ve güzelavratotu özütü gibi bitkisel ilaçların vücuda tesirini görmek istediler. Hayvan ve insanlar üzerinde yapılan deneyler, modern farmakolojinin gelişmesini sağladı. Kullanılan ilk ilaçlar anesteziklerdi. Afyondan elde edilen morfin 1806’da, eter 1842’de kloroform 1847 yılında bulundu. 1820’de Fransız kimyacılar Pierre-Joseph Pelletier ve Joseph Bienaime Caventou, kınakına ağacının kabuğundan kinin adlı alkaloidi elde ettiler ve sıtma tedavisinde kullanmaya başladılar.

Hücrelere Hücum Eden İlaçlar

20. yüzyılın başlarında, kemoterapi ve bağışıklık kavramları ortaya çıktı. Alman bilim adamı Paul Ehrlich, belirli hücreleri seçerek onlara bağlanan kimyasal bileşiklerin varlığını açıkladı. Deneylerden sonra mikrop öldürücü ilaçlardan ilki, frengi hastalığının tedavisinde kullanıldı. İlaç, Salvarsan adıyla piyasaya sürülen “606” idi.

Küften Yapılan Penisilin Tedavisi

İlk Antibiyotikler ve Penisilin

1930 yılında ilk seçici antibiyotik olan sülfonamitler Alman, Fransız ve İngiliz bilim adamlarının çalışmaları neticesinde bulundu. Antibiyotiklerin bulunmasıyla ilaç araştırmaları büyük bir sıçrama kaydetti.

İskoçyalı bilim adamı Alexander Fleming, bakteri kültüründen yetişen bir küf katmanının çevresinde bakterilerin yaşayamadığını keşfetti ve 1928 yılında penisilini icat etti. Penisilinin bakteri enfeksiyonlarını iyileştirdiği ve diğer ilaçlar gibi zararlı yan etkilerinin olmadığı anlaşıldı.

1930’ların sonlarına doğru bilim adamları Howard Florey ve Ernst Chain, Londra’da, penisilini geliştirip saflaştırdılar. Penisilin, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

Küf Mantarı Şekli
Küf Mantarı

Günümüzde İlaç

Her geçen gün değişim ve gelişim içerisinde olan ilaçlar, bugün artık dev bir sektör haline geldi. 1980’lerde bir ilacı üretmek için 11 yıl gerekirken, bugün bu süre 15 yılı bulabiliyor. İlaç üretiminde maliyetlerde eskiye göre çok fazla arttı. Yeni bir ilacı üretip piyasaya sürmenin maliyeti 1 milyar dolar civarındadır. Geldiğimiz noktada ise artık hastalıklar ilaca karşı direnç kazandı. Çözüm, genetik ve biyoteknolojik ilaçlar olarak gösteriliyor.

Günümüzde en sık kullanılan ilaçlar; antibiyotikler, uyarıcılar, yatıştırıcılar, sakinleştiriciler, uyutucular, antidepresifler, ağrı kesiciler ve idrar söktürücülerdir. Önceleri doğal kaynaklardan elde edilen vitamin ilaçları, günümüzde laboratuvar koşullarında üretilmektedir. Mesela, C vitamini, kuşburnu ve portakal gibi bitkilerden elde edilirken, artık askorbik asit olarak kimyasal şekilde üretilmektedir.

İlaçlar Hakkında Tarih Kitaplarında Neler Yazıyor?-İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.