En Çok Satılan Ağrı Kesici Aspirin

En Çok Satılan Ağrı Kesici Aspirin Faydaları ve Tarihi

En Çok Satılan Ağrı Kesici Aspirin Faydaları ve Tarihi yazımızda dünya üzerinde en fazla kullanılan ve üzerinde hala bilimsel çalışmalar yapılan aspirinin tarihi, isminin nereden geldiği, etkin maddesi ve iyi geldiği hastalıkları yazdık.

En Çok Satılan Ağrı Kesici İlaç Aspirin

Aspirin (Asetil salisilik asit, ASA), dünya üzerinde yaygın kullanıma giren ilk ilaçlardandır. Yıllık yaklaşık olarak 1000 klinik çalışmayla dünyada en çok araştırılan ilaçlar arasındadır. Bu kadar araştırmaya layık görülmesinin elbette belli sebepleri bulunmaktadır. Kullanım alanının genişliği ve bu sebeple henüz keşfedilmemiş tesirlerinin olabilme ihtimalleri yüzünden araştırmalar sürekli devam etmektedir.

Aspirin, tabiatta söğüt ağacından başka keçi sakalı ve keklik üzümü bitkilerinde de bulunmaktadır. Aspirin (Asetil salisilik asit) ismi asetil kelimesinin ‘a’sı ve keçi sakalı bitkisinin latince ismi olan ‘spirea ulmaria’ dan esinlenerek ortaya çıkmıştır.

Aspirin, geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğine kadar daha çok hafif ağrı, ateş, baş ve diş ağrısı gibi endikasyonlarda (tedavi yöntemleri) kullanılıyordu. İlerleyen yıllarda ise daha fazla alanda kullanılmaya başlandı. 1950’li yıllardan sonra özellikle de 1974 yılında, kalp krizi üzerine olumlu etkisinin kanıtlanmasıyla akut miyokard infarktüsü ve diğer kardiyovasküler endikasyonlar kullanıldığı alanlara girmeye başladı.

Dev Markaların Kötü Geçmişi-Bayer

Aspirinin Tarihi

Aspirinin ilk örneklerinden çok eski metinlerde bahsedilmektedir. Sümer ve eski mısır döneminde, milattan önce 1500’lü yıllarda yazıldığı düşünülen Mısır tıbbi metni Ebers Tıp Papirüsünde, aspirinin etkin maddesini barındıran söğüt ağacının (Salix Alba) ağrıları dindirmede kullanıldığı bilgisine rastlanılmıştır. Tıpçı Hipokrat da söğüt ağacını ağrı ve iltihapların giderilmesinde kullanmıştır. Söğüt ağacı tarih boyunca bu tip ağrı ve inflamasyonda (yangın, halk arasında iltihaplanma) direkt olarak tedavi edici olarak uygulanmıştır. Bu kullanım, 1828 yılında Münih Üniversitesi’nde eczacılık profesörü olan Joseph Buchner‘in, söğüt ağacının aktif maddesi olan salisilik asidi, kristaller halinde çıkarana kadar devam etmiştir. Aspirinin etkin maddesi, bu şekilde, ilk defa bitki dışında bir madde olarak elde edilmiştir.

Aspirinin Patentinin Alınması

1897 yılına gelindiğinde ilk defa aspirinin laboratuvar ortamında kimyasal olarak üretilmesi gerçekleşiyor. O zamanlar boya firması olan Bayer şirketinin (Fredrich bayer & company) kimyagerlerinden Felix Hoffmann üretimi gerçekleştiriyor. Hoffmann, babasının romatizma ağrılarını dindirmek için bir ilaç bulmaya çalışırken, asetil salisilik asiti sentezleyerek günümüzdeki aspirinin formunu oluşturmuştur. O zamanda ağrı için kullanılan sodyum salisilatı bir nevi modifiye edip kimyasal yapısına asetil grubu ekleyerek bu buluşu gerçekleştirmiştir. Bunu yapmasının sebebi ise sodyum salisilatı kullananlarda mide rahatsızlığı ve sindirim problemleri oluşturmasıdır.

Henüz ilaç firması olmayan Bayer, 1 Şubat 1899 yılında “Aspirin” ticari ismiyle süreci patentlemiş ve 1904 yılında bu ilacı piyasaya sürmüştür. Bayer, ilacın tanıtımını yapmak ve tıp dünyasında bilinirliğini artırmak için doktorlara ilaç hakkında bilgiler göndermiş. Bu durum ilaç mümessilliği mesleğinin de temellerini oluşturmuştur. İlacın kitlesel pazarlama çağı bu şekilde başlamıştır.

Mayıs Ayında Yaşanmış Tarihi Olaylar-Aspirin

Aspirin Kullanımının Yaygınlaşması

Aspirin 1900’lü yılların başında grip salgını sırasında kullanılmıştır. Bu zamanlarda hastaların ağrı ve ateşinin azaltılmasında etkili olmuş ve salgının bitişinde son derece fayda göstermiştir. 1950 yılında ise en çok satılan ağrı kesici ilaç aspirin olmuştur. Bu tarihten sonra, bilim adamları tarafından aspirinin ağrı ve ateş dışında kalp krizi ve felç üzerine olumlu tesirleri olduğu düşünülmüş ve çalışmalar bu yönde olmuştur. Aspirin ayrıca kendi üzerinde çalışmalar yapan bilim adamlarına ödüllerde kazandırmıştır. Son olarak aspirinin kanser üzerine olumlu tesirleri keşfedilmiş ve bu yönde çalışmalar ağırlık kazanmıştır. Aspirin üzerinde günümüzde binleri geçen çalışmalar yapılmaya devam etmektedir.

Aspirini Kontrollü ve Dozunda Kullanın

Aspirinin eski ve çok bilinir bir ilaç olması, onu tamamen güvenli yapmıyor. Zararı olmayan bir ilaç değildir. Ağrı kesici, inflamasyonu azaltıcı, ateş düşürücü ve antiagregan (halk arasında kan sulandırıcı) gibi tesirlerinin her biri, kullanıldığı doza bağlıdır. Hangi dozda aspirinden nasıl fayda görüleceği konusunda en doğru karar, doktorlar tarafından verilebilir. Her ilaç gibi aspirin de doktor kontrolünde ve eczacı danışmanlığında kullanılmalıdır.

Baş Ağrıları

Aspirinin Kullanıldığı Endikasyonlar

Onaylanmış Olanlar

  • Ağrı (hafif)
  • Akut miyokard infarktüsü
  • Anastabil anjına
  • Artralji (Eklem ağrıları)
  • Ateş
  • Baş Ağrısı
  • Dismenore (Ağrılı adet)
  • Diş ağrısı
  • Kardiyovasküler mortalite riskinin azaltılması (Kalp-damar hastalıkları)
  • Kas-iskelet kaynaklı ağrı
  • Miyokard enfarktüsü proflaksisi
  • Osteoartrit (Dejeneratif eklem hastalığı)
  • Prostetik (Takma) kalp kapakları
  • Romatoid artrit (İltihaplı romatizma)
  • Stroke profilaksisi (inme)
  • Vernal keratokonjunktivit (Alerjik inflamasyon)

Onaylanmamış Olanlar

  • Arterial tramboembolizm proflaksisi
  • Çocuklarda multısıstemık inflamatuar sendrom
  • İntermittent klodikasyon (Egzersizde meydana gelen göğüs ağrısı veya yürüme ile meydana gelen fasılalı bacak ağrısı)
  • İskemik strok (İskemik inme: Beyin damarında oluşan pıhtı sonucu, beyne giden kan akımının azalması veya durması)
  • Kawasaki kanser profilaksisi
  • Migren profilaksisi-Kolorektal kanser profilaksisi
  • Perikardit (Kalp zarı iltihaplanması)
  • Perkütanöz koroner girişim
  • Preeklempsi profilaksisi (Gebelik zehirlenmesi)
  • Tromboz profilaksisi

En Çok Satılan Ağrı Kesici Aspirin Faydaları ve Tarihi-Eczacı Sercan Cankatar-İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

(Görüntüleme: Toplam 9, Bugün 1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön