Derinlemesine Düşünmek

Derinlemesine Düşünmek yazımızda insanların hızlı yaşamdan kendilerini haftada 90 dakika kadar ayırarak derinlemesine düşünmesinin yararını, beyaz boşluk oluşturmanın önemini ve sosyal uygulamaların uzlet halini engellemesini yazdık.

Derinlemesine Düşünmek İçin 90 Dakika Ayırmak

Haftada üç gün, 90 dakikanızı değerli bir konuda düşünmeye, okumaya ya da çalışmaya ayırın. Bu zamanı akşam saatleri boş olduğunuz için seçebilirsiniz. Yapılan işin zevkine varanlar bu 3 günü, 4-5 güne çıkartacaktır. Bu 90 dakika boyunca telefondan, bilgisayardan, televizyondan ve diğer dikkatinizi dağıtan şeylerde uzaklaşmalısınız. Bu süre zarfında sakin bir köşeye veya odaya çekilebilirsiniz. Zamanın ne kadar verimli geçtiğini hemen fark edeceksiniz. Bir konuda derinleşme ya da çalışmanın yanında sadece tefekkür için bile bu zamanı ayırsanız, yaşadığınızı hissetmeye başlayacaksınız.

Duygusal Arınma

Beyaz Boşluk Oluşturmak

Derinlemesine düşünmek, konsantrasyon halinde ortaya çıkmaktadır. Derin düşünmeye ayrılmış zamanları olan insanlar, zengin bir hayat sürüyor demektir. Basılı ya da dijital medyada çalışanlar beyaz boşluk adını vermişlerdir bu olaya. Bilerek ve isteyerek bırakılmış, tasarıma derinlik katan boşluklardır. Her şeyin çok hızlı ilerlediği günümüzde, insanların bu tür derin düşünmeye ve tefekküre ayıracak beyaz boşlukları olmalıdır.

Sosyal Medyanın Gücü

Sosyal Uygulamalar Uzleti Engelliyor

Uzlet, insanın yaşadığı yerden ve insanlardan uzaklaşıp bir tenhaya çekilmesidir. Çevresel ve günlük hayatta uzlet, çevresel uyarılardan kendini izole edebilme becerisidir. Uzlet halinin oluşmasını engelleyen şeyler ise cebimizde taşıdığımız ve her an yanımızda olan akıllı telefonlar, teknolojik cihazlar ve onlar sayesinde kullanılan iletişim uygulamalarıdır. Sürekli mesaj ve bildirim geliyorsa uzlet alanına geçilmesi imkansızlaşır. Sosyal mesajlaşma uygulamaları insanı kendine bağlayacak ve bağımlı yapacak özelliklerde tasarlanmıştır. Sosyal uygulamaları kullandıkça sizi peşinden sürükleyecektir. Tarihteki etkili kişilerin hayatları incelendiğinde, hemen hepsinin hayatlarında uzlet zamanlarının olduğu görülmektedir.

Peygamberimiz (s.a.v) zaman zaman Hira’da uzlete çekilirdi. Hz. Musa (a.s)’da Sina Dağı’nda uzlete çekilirdi. Tasavvufta da uzlet hali tavsiye edilmektedir. Günümüzde uzlet, insanların içinde yer almanın yanı sıra, belli zamanlarda hayatın normal seyrinde kişinin kendi iç sesi ile baş başa kalıp tefekkür etme hali olması gerektiği söylenmektedir.

İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

Yorum yapın