İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çok Katmanlı Algı Algoritması

Çok Katmanlı Algı Algoritması yazımızda algı yönteminin münafıklıkla örtüşmesini ve algıyı yaymada kullanılan malzemeleri yazdık.

Algıda Neyi Güzel Gösterdiğiniz Veya Neyi Örttüğünüz Mühimdir

İnsanlar size “yalan söylüyorum” demez. Bunu sizin idrak edip görmeniz gerekiyor. Algı ise ak ile kara arasında gri bir alandır. Yalana geçişte transfer noktası gibi duruyor. Yalana nispetle algı, yeni bir kavrammış gibi durmasına rağmen, eskiye uzanan acayip, kendisi gibi karışık bir algoritması vardır. Öncelikle neyi güzel gösterdiğiniz veya neyi örttüğünüz çok mühimdir.

Bu araya bazı tarifler giriyor. Mesela kafir, küfrünü gizlemez, imanı ve İslam’ı örter. Mümin ise küfrü örter ve kötüler; imanı ve İslam’ı izhar eder. Bu ikisinin arasında birde münafık vardır. Zira münafık, kendi küfrünü süslü sözler ve görseller ile gizler; amma diğer taraftan da imanı ve İslam’ını halka göstermeye çalışır. İşte algının en tehlikeli raddesi budur. Çünkü tarihteki en büyük algı oyunları, münafıklar tarafından sahnelenmiştir.

Şimdi “gösteri çağında” yaşadığımız düşünülürse mürai, yani riya eden, gösteriş yapan nerede duruyor? Hemen biraz gerisinde duruyor. Çünkü “gösteriş ve nümayiş sevdalıları” kendini görenler iyi kimseler olduğuna inansınlar diye alenen fazlasıyla huşu ve iyilik alametleri sergilerler. Yani süslü sözler ve renkler ile şov yaparlar. Yalanı söz ve gözle yaparlar.

Onun için algının dini ve itikadı bozmak için yapılan kısmını en net “münafık” kelimesi üzerinden tarif etmek daha görünür kılar. Zira, münafıklık beyaz pirinçle dolu bir kapta beyaz taşlara teşbih edilmiştir. Dişe dokunmayınca varlığından haberdar olmazsınız. İşte algı o pirincin içindeki taşlardır. Eğer pirinç için taşlara rıza göstermiş iseniz algıyı yutmuşsunuzdur. Ama siz, pirince giderken evdeki bulgurdan olmayın.

Korku, Kaygı ve Stres-kişisel gelişim

Algıyı Yaymak İçin Kullanılan Malzemeler-Çok Katmanlı Algı Algoritması

Algı, Uzun Bir Korku Koridorudur

Algıyı yaymada; birincisi “Acı ve korku” sağlık üzerinden; ikincisi “Zevk” ekonomi ve para üzerinden temellendirilir. Ölüm korkusu ile lüks yaşamak arasında ibre en alt kesimden en üst kesime vaatlerle süslenir. “Gelecek ve yeni” kelimeleri her zaman algıyı pazarlama aracıdır. Eskiyi hatırlat, acısını deş, yarasını kanat; kelimelerle süsle, ismini değiştir, “yeni” kelimesini başa yerleştir. Türkiye’de bir zaman acıyla yoğrulan dönemleri “arabesk” diye niteleyip, sonra hiçbir şey olmamış gibi onu popüler kültür ile parlatıp, revaç bulmasını sağlamak, algının uzun soluklu olduğunu gösterir. Acılarla devşirilen olaylar ve kişilerin yıllar sonra revaç bulması başka nasıl anlatılabilir. “Acı beklerse, güzelleşir.” Toplumun kanayan yarası haline getirilir ve devamlı sömürülür. Devamında istatistikler devreye girer.

İnsaflı bir istatistikçi önümüze konan bir anket sonucu karşısında şu soruyu sormamızı öğütler; “Bu sonuca varmak için kaç kişiye anket uyguladınız?” Ya da “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” eserinde Halit Ayarcı gibi her nevi anketin sonucunu baştan verip “Soruları ve sebepleri” mi doldurtuyorlar? Ya da senin almak, duyurmak istediğin cevaplar hangisi, soruları ona göre soralım mı, demektir.

Çok Katmanlı Algı Algoritması-İnsan ve Hayat Dergisinden yardım alınmıştır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir