Ana sayfa » Sağlık » Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar
Sinirsel Rahatsızlıklar-Baş ağrısı

Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar

Bulaşıcı olmayan hastalıklar yazımızda bulaşıcı hastalıklar kaç grupta incelenir, hangi sıklıkla görülürler, hastalıkların ülke ekonomisine ne kadar zararı olduğunu yazdık.

Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Nelerdir?

Bu hastalıklar herhangi bir mikropla ilişiği olmayan ve kişiden başka bir kişiye bulaşmayan hastalıklardır. Bu tanıma pek çok hastalık girmektedir. Kalp-damar hastalıkları başı çekmektedir. Obezite ve diyabette bu kategoriye girmektedir. Solunum yolu hastalıkları (astım, bronşit, uyku apnesi v.s) ve bazı kanserler bu kapsamda ele alınmaktadır. Bulaşıcı olmayan hastalıklar, hastalıkların en ağır olduğu grubu oluşturmaktadır.

Şeker Hastalığının

Hangi Sıklıkla Görülürler?

20 yaş üzerinde olan nüfusun yukarıda saymış olduğumuz hastalık gruplarının en az birine sahip olanların oranı %70 kadardır. 55 milyon nüfusun %70’i bulaşıcı olmayan hastalıklarla uğraşmaktadır. Ülkemizde 8,5 milyon diyabetli hasta olduğu tahmin edilmektedir. 16 milyon tansiyonu yüksek hasta olduğu söylenmektedir. Tansiyon hastalarının %40’ı tansiyon hastası olduğunun farkında değil. 17,5 milyon civarında şişman hasta olduğu belirtilmektedir. Bu insanların pek çoğununda kalp-damar hastalık riskleri yüksektir. Aynı şekilde solum yolu rahatsızlıkları da aynı kişilerde mevcuttur. Bulaşıcı olmayan hastalıklar konusunda ülkemizin durumu hiç de iyi değildir. Artan obezite nedeniyle durum gittikçe kötüleşmektedir. Türk toplumunun sadece %30’u normal kilodadır. Geriye kalan kısım ise ya kilolu yada aşırı kiloludur. İnsanların %15’i diyabetlidir. Diyabetlilerin yarısı hasta olduklarının farkında değillerdir. İlk 5 yılda hastalık fark edilemiyor.

Sağlık Bakanlığı-Organ Bağışı
Sağlık Bakanlığı

Hastalıkların Maliyeti Ne Kadar?

Sağlık Bakanlığının açıklamış olduğu son rakamlara göre 25 milyar liralık doğrudan bir yükü olmaktadır. Hastalıklar nedeniyle hem yaşam kalitesi düşerken, hemde yaşamdan beklentiler azalmaktadır. İş gücü kaybı, erken yaşta ölüm, hasta olan kişilere bakmakla yükümlü olanların iş gücü kaybı da maliyetleri diğer taraftan yükseltmektedir. Toplamda 45-50 milyarlık bir mali büyüklükle ülkemiz karşı karşıya kalmaktadır. Erkeklerin erken ölme riski bu nedenlere göre kadınlardan 2 kat fazladır.

İnsanların farkındalığını yükseltmesi ve çözüm arayışında olması gerekmektedir. Ülkemiz bu hastalıkların tedavisi için ciddi paralar ödemektedir. Özellikle annelerin beslenme konusunda eğitim almaları ve bilinçlenmeleri, hastalıkların önlenmesi adına önemlidir. Hasta olmamaya çalışmak en doğru çözüm olacaktır.

Prof. Dr. İlhan Satman’ın videosundan yardım alınmıştır.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir