Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalağın Görevleri ve Tedavileri

Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalağın Görevleri ve Tedavileri

Arka Plandaki Organlarımız: Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalak

Vücut, kalbiyle, midesiyle, beyniyle, akciğerleriyle, muntazam şekilde işleyen bir makine gibidir. Kan, kalpten pompalanır ve bütün bedeni dolaşır. Yiyecekler ve içecekler ağızdan girip midede sindirilir ve bedene enerji olarak dağılır. Akciğerler havayla şişip söndükçe bedene oksijen verilir. Bütün bunlar ön plandaki organlardır. Bir de bunların arasında, adeta mütevazı bir şekilde kendisini gizlemiş bazı organlar vardır. Hepsi, bir bütünün görevlileridir. Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalağı inceleyeceğiz.

Apandis Görevleri

Apandis

Apandis Bölgesi: Ortalamada 9 cm uzunluğunda olan küçük, ince bir kesedir. Vücutta, gövdenin sağ alt tarafında bulunmaktadır. Bu kese kör çıkışlıdır ve girişi, sindirim sisteminin bir parçası olan kalın bağırsağa bağlıdır. Çocuklarda daha büyüktür ve küçük yaştan itibaren kısmen kapanarak yetişkinlerde daha kısa bir hale gelmektedir.

Görevi: Bir çeşit beyaz kan hücresi olan lenfosit üretimine yardımcı olur ve onlar için bir depo görevi görür. Kan hücrelerini patojenlerden ve yabancı maddelerden korumak için üretilen antikorların oluşumuna katkıda bulunur. Yetişkinlik döneminde, bir çeşit bağımsız bağışıklık sistemi gibi çalışır. Vücuda alınan zararlı maddelerin filtrelenmesini sağlar.

Apandisit Ağrısı: En bilinen belirtisi karın ağrısıdır. Bu ağrılar, donuk ve süreklidir. Karnın sağ alt kısmına doğru ilerledikçe ağrı şiddetlenir ve adeta “bıçak gibi” olarak tabir edilen ağrılarla kendisini gösterebilir. Bu ağrıların sebebi, apandisitte yaşanan bir tıkanıklık veya enfeksiyon olabilir. Büyümüş lenfoid folliküller, kurt, parazitler, travma veya yaralanma, tümörler gibi durumlar da apandisit ağrısının nedenleridir.

Tedavi: Karın bölgesinde ağrı sonrası doktora başvurulmuş ve doktor tarafından ameliyat gerekli görülmemişse, uygulanabilecek bazı bitkisel tedavi yöntemleri vardır. Bunlardan bir tanesi nanedir. Nane en çok, kusma veya mide bulantısı için kullanılmaktadır. Ancak ağrı dindirme özelliği de bulunmaktadır. Nane, çayı yapılarak tüketilebilir.

Zencefil, ağrının ve apandisitin sebep olduğu kusmanın geçmesine yardımcı olur. Kişiyi sakinleştirerek ağrıları dindirir. Ayrıca zencefil yağının, ağrıyan yere sürülmesi de tesirli olacaktır.

Sarımsak, apandisit ağrısına iyi gelen gıdalardandır. Sarımsak haddizatında bütün iltihaplara iyi gelmektedir. Ağrı kesici özelliğe de sahip olan sarımsak, küçük parçalar halinde hap gibi yutulabilir.

Safra Kesesi Ameliyatı-Safra Kesesi Nerede

Safra Kesesi

Safra Kesesi Bölgesi: Karın bölgesinin sağ üst noktasında, karaciğerin hemen altında yapışık haldedir. Görünüş olarak armuda benzer. Safra kesesinin hacmi yaklaşık olarak 50 ml kadardır. Safrayı 10 katına kadar yukarı çekebilir ve aynı zamanda gerektiği dönemlerde hacmini 6 katına kadar çıkarabilmektedir. Mideye gıda girişi ile beraber bunu takip ederek kasılmak suretiyle yarım saat içerisinde büyük bir çoğunluğunu bağırsağa boşaltır ve 1 saat içerisinde yeniden dolar.

Görevi: Karaciğerin ürettiği safra sıvısını depolar. Özellikle açlık durumlarında safra sıvısı, safra kesesinde birikir. Sindirim esnasında safra kesesi kasılır ve depolanan sıvı, bağırsağa aktarılır. Böylece yağlı maddelerin emilimi gerçekleşmiş olur. Ve vücutta herhangi bir birikme ya da artık depolanması olmaz.

Zararlılar: Safra kesesinde ve safra kanallarında, zamanla sert kristal yapıda kitleler meydana gelmektedir. Bunlara safra kesesi taşı denilmektedir. Safra kesesi, yağlı yiyeceklerin kolay sindirimini sağlayan bir yapıdır. Haliyle aşırı yağlı ve özellikle kızartma türü yiyecekler, bu yapıyı yormaktadır. Bu sebeple düzenli yapılan egzersiz ve sağlıklı beslenme, safra kesesinin düzgün çalışması ve taş oluşmaması için önemlidir.

Yararlılar: Kepek ve keten tohumu gibi yüksek lif içeren besinler, safra hastalığına yakalanma riskini azaltır. Elma, safra kesesi dostudur. İçinde bulunan pektin adlı bileşen sayesinde safra taşı oluşumuna mani olur. Ayrıca safra kesesini temizleyen nane yağı, rezene, zencefil kökü ve maydanoz da tavsiye edilmektedir.

Burun Akıntısı ve Tıkanıklığı-Böbrek İltihabı

Böbrek

Böbreklerin Bölgesi: Böbrekler, üst karın bölgesindeki sırt kaslarına karşı yerleşmiş, şekilleri fasulyeye benzeyen organlardır. Yaklaşık 11 cm uzunluğunda, 7 cm genişliğinde ve 3 cm kalınlığındadır. Vücudun hem sol hem de sağ tarafında birbirlerine simetrik bir şekilde bulunurlar. Fakat sağ böbrek, karaciğer sebebiyle sol böbrekten biraz daha aşağıda bulunur.

Görevi: Böbrekler, vücutta oluşan üre ve kreatinin gibi zararlı atık maddeleri, idrar yoluyla vücudumuzdan uzaklaştırır. Hem suyun, hem de sodyum ve potasyum gibi farklı yapıdaki tuzların fazlasını yine idrar yoluyla vücudumuzdan atarlar. Böylece organların gerektiği gibi çalışmasına yardımcı olur. Dışarıdan alınan ilaçlardan bazılarının vücuttan uzaklaştırılmasını sağlarlar. Kemik iliğindeki kan hücrelerini olgunlaştıran “eritropoetin” adlı hormonun yapımından böbrekler sorumludur. Bu sayede vücudumuzu kansızlığa karşı korumaktadırlar.

Zararlılar: Yüksek potasyum seviyesine sahip olan avokado, böbrekler için zararlı olabilir. Vücudun potasyum ihtiyacı vardır, fakat fazla alınacak olursa, kramp ve düzensiz ritim bozukluklarına sebebiyet verebilir. Et, böbrek taşına sebep olan ürik asit üretimine uyan, pürin açısından oldukça zengindir. Bu sebeple böbrekler düşünüldüğünde, et yerine daha fazla sebze ve fındık tüketilebilir. Protein ihtiyacı bu şekilde sağlanmış olunur.

Yaralılar: Kırmızı biber, bazı kanser türlerine karşı koruma sağlayan antioksidan likopen içerir. Potasyum oranı da düşük olduğu için böbrek sağlığına faydalıdır. Elma, içinde bulunan antienflamatuar ve antioksidan özellikleriyle kötü kolesterol, kalp hastalığı, kanser ve diyabetin önüne geçer. Özellikle diyabet, böbrek yetmezliği ile yakından ilişkili olduğu için, elma yemek dolaylı yoldan böbrek sağlığına faydalıdır. Yaban mersini, vücuttan toksinleri atmaya yarayan antioksidan açısından zengindir. Böylece böbreklerin işini kolaylaştırır. Kızılcık suyu, idrar yolu enfeksiyonu için bulunmaz bir ilaçtır. Antioksidan özelliği sayesinde, sindirim sisteminde veya böbreklerde bakteri üremesine mani olan tabii bir antibiyotiktir. Kiraz, antioksidan ve fitokimyasal içeriğiyle kalbi ve böbrekleri korur.

Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalağın Görevleri

Dalak

Dalağın Bölgesi: Vücudumuzun sol tarafında yer almaktadır. Mide ve sol böbrek ile diyafram arasındadır. Yetişkin bir insanda dalağın uzunluğu 12 cm, genişliği 8 cm ve kalınlığı 5 cm’dir. Sağlıklı bir dalak pek çok farklı mikroorganizma ve bakteriye karşı önemli koruma sağlayacak olan hücreleri oluşturur. Sağlıksız bir dalak, çok ciddi hastalık problemlerine sebebiyet verir. Enfeksiyon hastalıkları, kan hastalıkları, sıtma, doğum metabolizma hastalıkları gibi durumlarda dalak, gerektiğinden fazla büyür ve acil müdahale gerekir.

Görevi: Vücutta yer alan kırmızı kan hücrelerini ortadan kaldırma suretiyle, bunların içerisinde bulunan demiri yeniden vücutta kullanıma sunar. Akyuvar olarak bilinen lenfositleri üretir. Yaşlanmış olan alyuvarlar, büyük dalak hücreleri ile beraber yok edilir. Yüksek enerjiye ihtiyaç olan durumlarda dalak kasılır ve vücuda kan pompalanmasına imkan verir. Vücudun mikroplara karşı mücadele göstermesi adına hücre üretimini sağlar.

Zararlılar: Sağlıklı bir dalak için gerekli olan en önemli şeylerin başında su gelir. Gün içerisinde 8-10 bardak su içmek yeterli olacaktır. Şayet su tüketimi yeterli olmazsa, dalak kendini temizleyemez ve biriken toksinleri vücuttan atamaz.

Yararlılar: İlk sırada, bol su tüketimi yer alır. Çiğ meyve ve sebzeler, dalağın fonksiyonlarının aktif çalışmasına yardım eder. Özellikle zencefil, içerisinde bulunan “zingibain” enzimi sayesinde protein sindirimine yardımcı olur. İltihap oluşumuna mani olur.

Apandis, Safra Kesesi, Böbrek ve Dalağın Görevleri ve Tedavileri-Kaynak: Barbaros Doğan-İnsan ve Hayat Dergisi‘nden yardım alınmıştır.

(Okunma: Toplam 16, Bugün 1)

Leave a Reply